Malın Gözü

Sırtını Kaşırken Ulaşamadığın O Nokta

12:39

200?

Kim: rectoa |




Sabah uyandı, kahvaltısını yaptı. Sonra hava almaya çıkmak istedi.


Yalnız çok acayip bir şey vardı. Etrafta kimse yoktu. Ne bir dükkan açık, ne sokak kedileri var. İnler-cinler bile maç yapmıyor. Önce "uyuyodur heralde herkes ehehe, yoksa nolacak ki canım başka" diyordu ama saatine baktı, saat 13 olmuştu.


"Ne uykusu bu, uyanıııın!!!" diye bi bağırdı önce. Hala ses seda yoktu. İyice tırsmaya başladı. Kafayı yemek üzereydi, ne yapacağını bilmiyordu.


Olduğu yere çömeldi. Dün en son neler yaşadığını hatırlamaya çalıştı. Her şey normaldi. İşten çıkmış, arkadaşlarıyla şakalaşmış, evine doğru yol almıştı. Herhangi bir gariplik yoktu. E bir gecede bu kadar insan nereye gitmişti peki?


Bu düşüncelere dalmışken uzaktan bir ayak sesi duydu. Giderek yaklaşıyordu sesler. Adam heyecanlandı, ayağa kalktı. Sesler iyice yaklaştı ve o ayak seslerinin sahibi kadın göründü. "Ya uyuyakalmışım herkes gitmiş bile ya" dedi. Adam "Herkes nereye gitti, bak kafayı yedirteceksiniz bana, nolur anlat!" dedi. Kadın, adamdan biraz korktuysa da belli etmedi ve devam etti: "Dün gece neydi? 31 aralık değil mi? Yani 2009'a girecektik. Ben de o kadar dikkatli olmama rağmen uyuyup kalmışım, kaldım böyle 2008'de."


Tam o anda her şey yerine oturdu. İş çıkışında arkadaşları adama "Yeni yıla girmeyi unutma ha, gelip almayız seni sonra" derken şaka yaptıklarını sanmıştı. Halbuki her şey gerçekti. Adam ve kadın 2009'a girememiş, 2008'de kalmışlardı öylece.


Kadın: Napıcaz şimdi?

Adam: 2008'de yaşayamadığımız şeyleri yaşamaya ne dersin?

K: Nasıl yani?

A: Yani diyorum ki zaten eski yılda doğru dürüst bir şey yaşamadan, hayallerimizi gerçekleştirmeden yeni yıla yeni umutlarla girmenin bir anlamı yoktu. Yeni yıla boş hayallerle gireceğimize, gel 2008'e dair içimizde ne kaldıysa onları yaşayalım.

K: Hem zaten 2009 şimdi çok kalabalıktır, doya doya yaşarız istediklerimizi. Şahane bi fikir bu.


Ve o vakitten sonra içlerinde ne kaldıysa doya doya yaşadılar, onlar için 2008 hiç bitmedi. Milyarlarca insanın kalabalığından uzakta koca bir yıl kendilerinin oldu.

19:11

Anlamsızlaşmayalım

Kim: rectoa |




Hapşırık ne demek lan? Hadi öyle bir kelimenin olmasını geçtim niye ilginç sesler çıkardığımız o faaliyet esnasında "Hapşu!" diyoruz? Çok afedersiniz manyak mıyız biz? 2 yaşındaki bebek söylese anlarım da koca koca adamların tamamen anlamsız bir harfler dizini olan hapşuyu kullanması 2009'un bize gireceği şu günlerde kafamı kurcalıyor.

Tıksırmak da onun daha rezalet hali. "Çok tıksırmaya başladım bugünlerde şekerim" Lan eşek kadar oldun ne tıksırması. Aksırık tıksırık falan. Öksürdüğünde "Öks, Öks!" diye ses mi çıkarıyorsun?

Bak özellikle soğukların bastırmasıyla çok duymaya başladım bunlardan. Bi daha duyarsam ne kadar öksürüğüm, "hapşırığum" varsa suratlarına suratlarına yapacam.

Misal bu kelimeler yerine "celallendim, gürültü çıkardım" da denebilir. Ha yok ben hasta olduğumda illaki efektvari sesler çıkartmak istiyorum dersen al bunlar da öneriler: "peyda!, himayet!, ceberrut!, davudi!"

Lütfen garip gurabe sesler çıkarmayalım, çıkaranlara prim vermeyelim..... Gurabe ne lan!?

23:11

2009'un Enleri

Kim: rectoa |



Evet, ne var? İlla bitirilen senenin enleri mi seçilecek. Karşıyım klişelere. Bu da bir nevi klişe ama öyle sıradan klişe değil. Bu başka çeşit klişe. Klişe. Ne güzel kelime dimi?


Neyse başlıyorum 2009'un enlerine;


- En yerinde davranış: Gelen cep telefonu mesajlarına aynı özende yanıt vermek.

- En sevilen davranış: Aşka karşılık vermek.

- En saçma davranış: Karşıdakine ne düşündüğünü belli etmeyip onu maymun etmek.

- En güzel gün: Pazar.

- En güzel yemek: Pizza.

- En güzel abur cubur: Portakallı Eti Cin.

- En tiksindirici davranış: Sokak ortasında burunsal boşaltım faaliyeti. Ağzına sıçıyım yapanın.

- En sevilen hayvan: Burunsal boşaltım faaliyetinden vazgeçen hayvan.

- En saçma cümle: "Hoş geldin yeni yıl." Yeni yıl cevap verse içim yanmaz.

- En saçma dilek: "Bi dileğim daha olsun." Gözün doysun zibidi.

- En bi güzel blog: Ehe.

- En sevilen sanatçı: Bizim bıçak bileyleyici Mahmut abi var. Gerçi o zanaatkara girer.,

- En sevilmeyen gün: Pazartesi değil. Perşembeyi cumartesiye bağlayan gece. Öyle.

- En güzel hava: Lapa lapa karla karışık yağmur.

- En güzel cümle: Hafız sana bi kız ayarlayalım mı?

- En pis arkadaş: Maça gitmeyip "o parayla döner yeriz lan" diyen kişi.

- En güzel şiir: Seviyorum ama kimi/En tatlı birisini/Nasıl anlatsam sana/İlk harflere baksana

- En güzel film: Öpüşmeli filmler. Tükmüklü tükmüklü.

- En güzel ay: Temmuz. Tem'e muz düşmüş ne olmuş? Temmuz. Sırf bu espriye konu olduğu için sempati kaynağı.

- En iyi insan: Ben. Öhöm.

- En yalan cümle: "Ya hattımı değiştiriyorum da şimdi, değişince veriyim numaramı." Hassiktir ordan.

Tamam amacına uygun bi liste olmadı ama derdimi anlattım sanırım.

2009 merhaba lan. Daha çok görüşücez senle. Çok klişe şeyler söylemek de istemiyorum ama eğer imkanın varsa güzel şeyler getir bana. Çok güzel olmasına gerek yok. İçimi ısıtsın yeter. Hiç adetim değildir ama al hadi bu sözler senin olsun:

Ansızın gelecek gibisin
Gözlerinde çocuk kaygılar
Tam beni sevecek gibisin
Ani bir yağmur, mevsim ilkbahar.

16:46

Yemekteyiz

Kim: rectoa |



- Bakalım annem bu akşam için neler hazırlamış, menüye şöyle bi bakalım....
+ Çıksana oğlum mutfaktan, yemek yapıyoruz.
- Kuru fasulye-pilav. Çok kolaya kaçılmış bence. Tatlı olarak da bir şey yok gördüğüm kadarıyla.
+ Çık hadi, yemeğe kadar sabret.

yemek sonrası, salonda....

- Bence yemeğin sunumu fena değildi ama tuzu fazlaydı sanki. Sen ne düşünüyorsun baba?
+ Valla ben doydum.
- Ben doymadım açıkçası. Menü çok kolaydı, hiç uğraşılmamış. Annemin yemek sırasında eleştirilerime karşılık enseme tokat atmasını yemek hazırlama stresine bağlıyorum. Sırf sunuma veriyorum bu puanı da: 4
+ La git bi daha lokantada ye, manyak mıdır nedir...

10:35

Gönlünüzün Blogu

Kim: rectoa |



Eheh başlık nasıl da ucuz oldu dimi?

Şimdi efenim biz kendimizden bahsetmeyi pek sevmiyoruz, ama birileri de bahsederse sevindirik oluyoruz, coşuyoruz, kah gülüyor kah eğleniyoruz. Blograzzi de bizi günün blogu seçmiş sağolsun.

Orda sahibi rectoa yazıyor ama oraya ben kaydettiğim için yazılmış o. Yoksa bu blogun bildiğiniz gibi iki tane aslanlar gibi sahibi var. Lafı fazla uzatmayayım, İsmael de bir şeyler yazar belkim, hemen teşekkür konuşmasına geçeyim:
- Akademi'ye bu ödülü bize layık gördüğü için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu blog buraya gelene kadar çok büyük engellerden geçti. Engel derken bağlantı koptu ara sıra falan. Her zaman arkamızda olan, sitesinde bize link veren bütün bloglara teşekkürler. Yepisyeni geyiksel yazılarda görüşmek ümidiyle, esen kalın. Peace! (Alkışlarla sahneden iner, yerine oturur)

Edit: Efendim ödül törenine yetişemedim herzamnki gibi. Blograzzi de günün blogu seçilmek tabi ki biz şevk verir, heyecan verir bizi çok pis coşturur. Burdan bende teşekkürlerimi iletiyor ve geyik dolu günler diliyorum. ismael

Subscribe