Malın Gözü

Sırtını Kaşırken Ulaşamadığın O Nokta

11:53

Ayın Röportajı--> Bi Dost

Kim: rectoa |
Paylaş /Twitter'da Paylaş/ /FriendFeed ile Paylaş/ /Paylaşmazsam Ne Olur Lan!/


Merhaba sevgili röportaj severler.

"Hani nerde şubat ayının röportajı ibiş!!!" şeklinde çok sayıda mail, telefon ve faks aldım. "Oha faks mı kaldı la!" nidalarım eşliğinde bu kızgın okuyucu eleştirilerini okudum ve yeni röportajı gerçekleştirdik.

Blogger familyasının en birinç yorumcusu, ailesinin ve ailenizin bloggerı Bi Dost ile şubat ayının röportajını gerçekleştirdik. Kendisini blogundan tanıdığınız üzre gerek bloggerda, gerek twitterda, gerekse friendfeed'de oldukça aktif ve bol bol takipçisi var. Ailesiyle yaşadığı inanılmaz maceralarını ve kendi iç hesaplaşmalarını oldukça güzel bir şekilde anlatmayı bilen Bi Dost, 2010 yılının öne çıkan filmleri ara........ Pardon hafız, cümle güzel gidiyodu, durduramadım kendimi.

Kendisini gayet iyi tanıdığınız için bir de ben tanıtmayayım dedim. Haydin o zaman, bu keyifli söyleşiyi okurken yanınızdan kahveyi eksik etmeyin;(keyifli söyleşi kalıbını kullanmak için 6 yaşımdan beri uygun anı kolluyordum)



Rectoa: Nassın, iyi misin?
Bi Dost: Öncelikle bana bu kalbin kadar temiz sayfayı ayırdığın için çok teşekkür ederim, ve yine bana bu kalbin kadar temiz sayfayı layık gördüğün için çok mutlu oldum. Burdan cevaba bi bağlantı kuracak olursak; ki kurulur; evet, hamdolsun iyiyim. Senin de iyi olma ihtimalini göz önünde bulundura..... Sıkıldım la öbür soruya geçiyorum ben.



Rectoa: 2009 Ekim'de başladığımız bu röportajlar serisinin bir talihlisinin de bir gün sen olacağını biliyor muydun? "Tanrım umarım malın gözü gelip bennen röportaj yapar." deyu genç kız çığlıkları atıyor muydun?
Bi Dost: Ben eskiden bbg evini izlerdim mesela rectoa, ve hep bi gün o evde olacağımı hayal ederdim. Yani hayal mi denir ona, öyle inanırdım. Ama çok da hayal gelirdi. Hayal ne demek? Neyse işte, böyle hislerim vardı Malın Gözü aylık röportajları için de.. Evet, bi gün olacak, biliyordum, ama anlatamıyordum..


Rectoa: Gerek kendi blogunu gerekse yeryüzündeki blogların yüzde 90'ını yorum manyağına çevirdiğini biliyoruz. Bu enerji nerden geliyor?
Bi Dost: O enerji tamamen boş beleş olmamdan kaynaklanıyor. Başka işim gücüm yok, paso blog okuyup yorumluyorum. Ama tabi bazen çok işim gücüm olduğunda da yorumsuz bırakmaktan haya edeceğim bloglar yok değil. (İki olumsuz birleşince olumlu oldu gördün mü?)


Rectoa: Senden 500 lira borç alsam, sonra aradan yaklaşık bir sene geçse, o parayı unutur musun, yoksa "Hafız nerde bizim paralar?" diye ister misin paranı, kırar mısın bu yaralı yüreği?
Bi Dost: Dürüst ol canımı ye. Madem üstüne yatacaksın, hiç borç deme de aramız bozulmasın. Şşşş;)


Rectoa: Bir gün bi deliganlı gelip "Kız seni gaçıracam" dese ne dersin? Eski usul ama, böyle balkondan çarşafları birbirine bağlamalı. Çocuk da hoş bişey, sen de beğeniyosun. Ha ne dersin bu işe?
Bi Dost: Gel babamdan iste derim. Baktım yanaşmıyo, içinde gitmek geçen bi küfrü söylerim af buyur. Ama babamdan istedi, babam vermediyse, o zaman babama küserim. Ama sonra barışırız nasılsa, aile çok önemli. Kaçmam ya ne kaçıcam elin oğluyla. Hoşsa hoş. Hem kaç kaç nereye kadar? İnsan kaderinden kaçabilir mi sorarım sana?


Rectoa: Bir gün çok zorda kalırsan, ama böyle deli gibi mecbursun. (Deli gibi mecbur olmak evet.) Bovling topuna kafa atar mısın?
Bi Dost: Sevdiğim için her şeyi yaparım :şirinsmiley:


Rectoa: Hayatında en dibe vurduğun an ve en mutlu olduğun anları aynı potada eritip biz cazseverlere güzel bir ziyafet çekmek ister misin?

Bi Dost: Cevapları yazmaya başlarken ağır ol dedim kendi kendime, sorular ne kadar güzel olursa olsun gülme dedim ama beni zorluyorsun. Neyse. En dibe vurduğum anlardan bi tanesi, feysbuka ilk giriş yaptığım sıralardı. Malumunuz vechile (slm ben bülent) okulu bırakmıştım lisede, feysbukta da eski arkadaşları ekleyip duruyordum. Anaaa, baktım hepsi üniversiteli, böyle o zamanlar benden kopya isteyenler ne hallere gelmişler de ben napıyorum.. Acayip ezik hissetmiştim. Eşşek de vardı o aralar (eşşek benim sevdiğimdi) böyle çocuğa zırlayıp duruyodum yazık. O aralar kötüydüm işte, en dip anlarımdandı. En mutlu olduğum anlar da, babamın burnumu sıktığı anlar falan olabilir. Mümkündür.


Rectoa:Sen Gassaraylısın sanırsam. Hiç mi doğru yolu bulmak istemedin, hiç mi gül gibi Fenerbahçe'yi tutmak istemedin?
Bi Dost: Bu hikayemi ilk kez burada anlatayım dur. Ben küçükken 4 tane takım tutardım aga. galatasaray, malatyaspor, milli takım ve fenerbahçe. Ahahaha evet, hepsini aynı anda tutuyordum. Öyle de geniş bi gönlüm var. Ama sonra büyüdük tabi, anladık hatamızı. Doğru yolu bulduk. Gel sen de hatanda ısrar etme, hadi bakim. Bak güiza da ağlıyor zaten hihihi.


Rectoa: En saçma takıntını söyle de iyice rezil et kendini.
Bi Dost: Biri sağ yanağıma (ya da işte sağ tarafımdan bi yerime) vurunca, Allah aşkına sola da vur deyişim. Simetri gibi bişey işte, rahatsız oluyorum ordan da yemezsem.


Rectoa: Terliklerinle konuşabilseydin onlara neler söylerdin?
Bi Dost: "Pofuduk da değilsiniz, topuklu da.. İki dinden avaresiniz anasını satıyım.. Bi tarzım yok lan sizin yüzünüzden!"


Rectoa: Tıklım tıklım bir belediye otobüsünde "Şeyk det ess beybi" diye şarkı söylemek zorunda bırakılsan bunu yapar mıydın? Gelecek tepkileri "Hey adamım özgür bir ülkede yaşıyoruz ha!" diye soğukkanlılıkla karşılar mıydın?
Bi Dost: Allah belayı.. Öyle diyim de fortçular daha bi sapıtsın demi:(( Sen kimden yanasın rec :((


Rectoa: Düşünce okuma gücün olsaydı kimin düşüncelerini okurdun?
Bi Dost: İlker Başbuğ'un sanırım. Çok merak ediyorum şu Allah Allah olayını. İçinden neler geçiyordu nası bi düşünceyle dedi onu aceba.


Rectoa: Blogger familyasıyla bayaa içli dışlısın. Gerçek hayatta da görüştüğün kişiler var. Tanıdığına pişman olduğun, "Ulen keşke sanalda kalsaydı." dediğin kimse var mı, varsa nicki, blogu, friendfeed'i falan tüm adreslerini istiyorum. Yaygara çıksın, kavga çıksın bi kerede şu blogda la!
Bi Dost: Olmaz mı ya. İsim vermiycem ama :D Beş kişi için demişim bunu. 3 tanesiyle çok severek görüşüp, sonradan bozuştuk, bu yüzden gereksizmiş diyorum. 1 kişiyle görüşmeseydik de keşke, sanaldan muhabbete devam edebilseydik diyorum. Gerçek halimi gördükten sonra soğudu benden sanırım, normal. Bir diğeriyle de görüştük, hoşlaştım, üzüldüm. O sebepten görüşmeyeydik diyorum. İtiraf niteliğinde oldu bu yalnız, kimseden bu kadar açık cevap da alamazsın kıymetini bil.



Rectoa: Burçlara inanıp bir de üstüne karşındaki insanı "Ahaha tipik x burcu." diye yargılar mısın? Toplumda antipatik bir konum elde eder misin kendine?
Bi Dost: Karakter konusunda inanıyorum burçlara, hakikaten oğlaklar gıcık ve yengeçler çekilmez oluyor mesela. Ama yargılamam, üstüne giderim hatta. Nerde anlaşamayacağım kıl tüy burçlular var, tutar onlara aşık maşık olurum. "Ahaha tipik x burcu" diye yargılayarak antipatik konum elde etmek yerine, sonradan ühü ühü diye sızlanarak antipatik olmayı tercih ediyorum ben yani.


Rectoa: Günlük hayatında nasılsın sen? Konuşkan falan mısın, yoksa sadece bize mi bu artistlik? (Eheh, şaka şaka)
Bi Dost: Günlük hayatımdaaa, çok samimi olduklarıma ve aileme karşı (onlarla da samimiyiz çünkü) deli gibi davranıyorum. Bi konuşkanlık, bi manyaklık. Ama yeni tanıştığım ya da samimi olmadığım insanların gözünde bir no-frost'an farkım yok.


Rectoa: Gökkuşağından bir rengi çıkarma hakkı verseler bu hakkı kullanır mısın?
Bi Dost: Ben sevenleri ayırmam. Ama deseler ki farklı bi renk kat oraya, onu da yapmam.. Turuncu orda, turkuaz orda, mor orda, daha ne olacak?


Rectoa: Takip ettiğin blogları nelere göre seçiyorsun? Kriterlerin neler? Yeni nesil bloggerler senin tarafından takip edilmek için ne şekillere girmeliler, nasıl maymunluklar yapmalılar?
Bi Dost: Bunaltmasınlar beni, baymasınlar. Ağlamasınlar blogda. Çok bunalıyorlarsa, çok dertlilerse bile farklı bi dille yazsınlar onu. Bizim asker mesela, adam bunalım ederken bile oha dedirtiyor, güldürürken düşündürürken hüzünlendirmenin, hüzünlendirirken güldürmenin düşüncesinin ... Bu cümleyi bitirmesem daha iyi. Öyle yani, ya geyik olacak, ya bunalımsız günlük, ya da hakikaten farklı.


Rectoa: Hiç canına tak edip "Öeeh yaz yaz nereye kadar, maaş da almıyoz zati. Kapatayım blogu artıkın." diye düşündün mü? Ya da düşünme olasılığın var mı?
Bi Dost: Sıkıldığım, hep aynı şeyleri yazıyorum ulan diye isyan ettiğim oldu ama kapatırsam belime gelen saçlarımı kazıtmış gibi hissedicem sanırım. Velhasıl, yok ı ıh düşünmedim. Düşünme olasılığım da yok gibi. Evlenirsem bırakırım :P


Rectoa: Herhangi bir sözlükte (Ekşi, İtü, Uludağ, TDK) yazarlığın var mı?
Bi Dost: Hayır :( Ekşisözlüğe kaydolmuştum bi ara, bilmiyordum ben öyle çok zor alındığını falan, birkaç bişey yazdım çaylak olarak ama sonra unuttum gitti. Keşke olabileydim la, millet orda burda hava basıyo bununla, "8 yıllık ekşi sözlük yazarıyım" diyip artislik yapıyo. Yaaa, sen de anca kendine ibiş de. Büyük insansın olm.


Rectoa: Çok yakışıklı bir erkekle dışarı çıktınız diyelim. Hoşlaşıyorsunuz da. Diyelim dimi? Simit sarayına gittiniz beraber. Nasıl erkekse randevu için simit sarayına götürüyor. Dur, simit sarayının nesi varmış deme, anlatıcam şimdi. Karşılıklı hoş beş içinde simitleri yerken bir ara erkek tarafı senin yaptığın bir espriye gülüyor. Fakat onun gülmesiyle dişlerde ne kadar susam varsa kabak gibi ortada. Ne yakışıklılık kaldı, ne hoş sohbet kaldı. Sen böyle bi ambale oldun. Sonra işte çocuk sana sordu neyin var diye, sen de cevap vermedin. Evine bıraktı seni. Sonraki günlerde de cevap vermedin attığı mesajlara falan....... O değil de hikayeye daldık, soruyu unuttuk. Neyse, yukardaki parçanın ana fikrini yaz bari.
Bi Dost: Ana fikir, tema, konu.. Bunların ayrımını yapamıyorum pek ama bunlardan biri kesinlikle "Ambale" olmalı. Ama şey, bi defa çok yakışıklı biriyle işim olmaz benim. Kıskancım :( Sonra, mesaja cevap vermeden de duramam. İradesizim :( Evime de bırakamaz. Korkağım :(


Rectoa: Allah'ı Seven 999.999.999.999 Kişi bulma ihtimali nedir?
Bi Dost: Allah'ından bulacak onlar bak sana söyliyim. (Bu sayı kaç allassen?)


Rectoa: Feysbuk demişken (içimden dedim) gerçek adın ve soyadınla orda mısın yoksa benim ve çoğu bloggerın yaptığı gibi nickinle de orada mevcut musun?
Bi Dost: Gerçek kimliğimle oradayım, nickle girmeye falan gerek görmedim çünkü zaten çok sıkıcı çok zevksiz bi yer bence facebook. Bi tek resimlere bakıyorum ben orda. Nickle girince de kimse foto neyim koymuyo, o zaman gerek yok :P


Rectoa: Halay Başı olmak için yeterli niteliklere sahip olduğunu düşünüyor musun? Yani sorumlu olduğun kitleyi akıllıca yönetebilir misin?
Bi Dost: Halay çekmeyi çok severim yaaa. Düğünde müğünde bi 9-8lik melodi duyunca yerimde duramam, bi de davul-zurna. 3 ayak mı diyolar, adını tam bilmiyorum ama üç ileri, ayak at, 3 geri gibi bi halay var ki favorimdir. Ya, bi defa orda bi takım ruhu var.. Bu beni benden alıyor üstad. Hee soru halaybaşı olmaktı ama dimi? Hiç olmadım, olamadım :( Hep ayak uyduran oldum.. (Yani'den sonrasının cevabı da olmuştur son ve hazin cümlem eminim....) :(


Rectoa: "Uzayda hayat var mı?" sorusuna "Yek yea. 10'da kapanıyo her yer." diyebilecek genişlikte misin? Böyle mi bakarsın hayata?
Bi Dost: Hayat yokmuş, Erikli varmış derim. Öyle fena bakarım :/


Rectoa: Ve geldik asıl soruya. Malın Gözü'nü nasıl buluyorsun? (öv bizi) a) Hani ıssız bir yoldan geçerken b) Hani bir korku duyar da insan c) Hani bir şarkı söyler içinden d) İşte öyle bir şey
Bi Dost: e) Siiz benim canım.. Siz karasevdalım.. diyor ve tekrardan teşekkür ederek halkı selamlıyorum.




Gelecek ay kiminle röportaj yapılacaktı? Bu sefer hangi gudik sorular sorulacaktı? Rectoa'nın röportaj teklifini reddeden ünlülerin tam listesi... Hepsi gelecek ay.

20 yorumsal:

küfkedisi dedi ki...

'Hayat yokmuş Erikli varmış' dedin ya Bi Dost orda vurgun yedim, güzelim sohbet karizmasını kaybetti gözümde:)))) Şaka maka süper olmuş hem sorular hem cevaplar, çok eğlendim ben şahsen :)

PuCCa dedi ki...

bidost dedikodu kankim :(((( gerçi artık tövbe etti ama olsun :Pp lan görüştüğün herkesle bozuşmuşsun görüşmeyelim madem biz sonra diğer röplerinde dersin ayy pucca vardı AÇTI KARNINI DOYURDUM LOGLAR VAR ELİMDE falan :Pp
çok güzel olmuş ellerinize sağlık

kIrmIzILI dedi ki...

oyy yavrum ilk buluşmamızda bana no-frost gibi davranmadın diye özel hissettim kendimi bak :)
çok hoş bi röportaj olmuş affern saa kızz sıkılmadan okudum :)

ismi lazım değil :) dedi ki...

bidost hatrına bu bloga ilk yorumum:) röportajın neresinden tutup yorum yazayım bilemedim...sorular ayrı bir manyak, cevaplar da sorulardan altta kalmamış nitelikte :) gülümsettiğiniz için her ikinize de teşekkür ederiz...ayrıca "25 yaş" yazısını da çok beğendiğimi burdan belirtmek isterim.

semmy dedi ki...

ben de hala buralardayım hala bir kaç kelamım var demek için bu güzel röportajı seçmiş olayım... gelecek ayı merakla beklemekteyim...

beenmaya dedi ki...

şu fener sorusunu sokmasan araya olmaz de mi :)) amma velakin bi dost vermiş cevabını :))

benle ne zaman yapıcaksın röportaj falan ayıp oluyor bak :))

Gui.. dedi ki...

hahah recto helal olsun diyorum :) sorular şahane olmuş.
bido'nun da hakkını yemeyelim tabi, aldığı pasların hepsini gole çeviremese de kaleyi tutturmuş bebeem :)

seviyorum ikinizi de :)

Adsız dedi ki...

Bido, Üsküdar'a gelip no-frost gibi davranırsan seni döverim. "Yok ben gelmem Üsküdar'a" dersen, bir yerlerde bulur öyle döverim.

Cevaplar falan içtendi ama sorular daha bi güzeldi.

Seni severim bido, ama senin gibi çocuğum olsa çöpe atardım :P

Adsız dedi ki...

Bido'yu Üsküdar'a gelmezse dövecek olan "Adsız" değil, Altay Esiroğlu.

Altay Esiroğlu'yum ben, saksı değilim!

Emre dedi ki...

Ya çok anlayışsız tosbaasın, çoook dobi...

vecihi dedi ki...

varol cancaaaannnn(bido) şak şak şak vuuuu buralaraın en büyüğü o bir başkaa cancan cancan çok yaşaa...süpersin yaaa agucuk gugucuk hanimişte süper cevaplarmış çok eylendirirmiş her zamanki gibi deliymişte belli etmeden duramazmış :D

öhöm-ciddi ol biraz- tebrikler,diyalog takdire şayan...lakin bi dahaki ay vakıf aidatını geciktirme peşinden buralara kadar getirtme

Finduilas dedi ki...

bidost demek sen de onlardansın, sen de ha, neden böyle ettin ha niyeeeeğeaa *ağıtlar yakar*, oğlakların hepsi kötü değildir tamam mıaa vallahi bak, gerçekten lan.

Siminya dedi ki...

adıyla munhasır, muassır bi dost, hepimizin dostu, sevdiceğimiz... iki gün göremesek gözümüz fılfır fıldır arar, götümüz duruma içlenir..yorumcuların kralı varol döken'in dişisi sevgi pötürgeneğimiz.. zıztttt dıbır dıbır fişşş

muhaber dedi ki...

benim de dostum. fakat şu soru da olmalıydı. çünkü bu soruyu her zzaman soruyorum ben kendime. neden bidost, ya da bidostt değil de bidosttt? bunu gerçekten merak ediyorum.

bi dost dedi ki...

uuu bu da mı olacaktı, ben malın gözündeki yorumlara cevap da mı verecektim? herkese teşekkürler ya, çok sağolun hepiniz kendi hür iradenizle gelip fikir beyan ettiğiniz için :))

(muhaber hocam; bidost müsait değildi ben de direkt üçleyip bakayım dedim, baktım, oldu:)) sebep bu yani)

uff!! dedi ki...

Yılın ropörtajı ödülünü ç beş boy farkla alır derim ben. Ayrıca Rectoa'nın röportaj teklifini reddeden ünlüleri esefle kınıyorum.Cık cık cık! :)

rectoa dedi ki...

sağolun ey röportaj severler.

röportaj için sıraya girenler lütfen izdiham yaratmayalım eheh. havaya girmem lazım beni de anlayın ama :)

Efsa dedi ki...

Öhöm öhöm.
Kız bu ne :)))
Şimdi ben bu tanışıpta keşke şeyettirmeseydim dediğin gruptamıyım. Bak şimdi :)

bi dost dedi ki...

burdan efsa'ya sesleniyorum: hayır saçmalama be kadın :D

Kemal ONUR dedi ki...

anaaaa, şuna bak hele!!!oğlak gıcık mış mış...iyi oldu bu röportaj Rectoa, bi do nun gerçek yüzünü gördük:@ izmirde sular kesik yoksa bi kaşık suda boğmuştum şimdiye seni:D

Subscribe