Malın Gözü

Sırtını Kaşırken Ulaşamadığın O Nokta

16:43

Ordan Oraya- 92

Kim: rectoa |


--> Merhabalarınızdan.

--> Sanıyorum eylülü de yedik bitirdik. Artık ekime bakabiliriz.

--> Yeni bir gezegen keşfedilmiş, adını da Gliese 581g koymuşlar. Plutonumun üstüne gül koklamayacağımı düşünememişler, vefasız sanmışlar beni, riyakar sanmışlar.

--> Vimeo'yu da yasaklamışlar. Yasak kararını veren mahkemeye sebebini sordum;"Video yazacaklarına vimeo yazmış salaklar!" dediler.

--> Kargocuya gittim, bana bir şey gelecekti, almak için. İsim soyisim karışıklığı olmuş. Orda çalışan bir kızla muhatap oldum.Teslimatın üzerinde benim adım değil, gönderenin adı yazıyor. İsim soyisim tutmayınca kimliğimi göstermem de faydalı olmadı tabii. Kız bana gelen eşyayı önümden aldı götürdü, "Gönderene söyleyin isim değişikliği yapsın." dedi, geçti oturdu yerine. Resmen benim malımı önümden aldı götürdü. Oyuncağımı elimden almış gibi hissettim resmen lan. O hareketi yapmasa sinirlenmeyecektim, kendi kaşındı. Söke söke aldım sonra tabii.

--> Geçen arkadaşla yürüyoruz. Karşıdan da kızlı-erkekli bir grup geliyor. Neyse biz yaklaştık birbirimize. Tam yanlarından geçip gitmeye az kalmışken içlerinden bir erkek, omuzları bir anda geriye attı, elleri böyle sağa sola yaya yaya yürümeye başladı. Böyle bi kabadayı havaları falan. Ama o değişimi görmen lazımdı hafız. Saniyelik yani. İki dakika önce kediyken, biz yaklaşınca sürüsünü koruyan bufaloya dönüştü. Kızları çekip alacaz mı sandı naptıysa artık. Zaten bir sıkımlık canı vardı sanıyorum, kendisiyle eğlenmeyi seçtik biz de.

--> Bizim evin önünden paraşütçüler geçer genelde. Evet öyle bir yerde yaşıyorum, fantastik. Hep belli bir rotaları olur bunların, geçip giderler. Bir gün bi baktım pencerenin tam önünden bişey düşüyor aşağıya. La baktım paraşütçülerden biri. O sırada yemek de hazırlanıyordu, içeri buyur etsek mi, ayıp mı olur falan diye düşünceler geçti aklımdan. Neyse indi sonra. Havada kalmadı. Havada kalan paraşütçü olmaz olsun zaten.

--> Şimdi bilmiyorum bahsettim mi, benim yükseklik korkum var. Ama öyle makul yüksekliklerden korkmam, bayaa bi yüksek olması lazım. İçim bi hoş olur, kaçarım ordan. Neyse geçen gün üstgeçitten geçiyorum. Yıllardır geçtiğim şey. Dün akşam geçerken birden kafama dank etti. Lan dedim yüksekse bu da yüksek, altından vızır vızır arabalar geçiyor. Senin altında şu an bomboş. Her an boku yiyebilirsin yani. Ve hafız insan psikolojisi öyle bir şey ki, 15 küsür senedir korkmadan geçtiğim üstgeçitten o düşüncelerin ardı ardına gelmesiyle bir anda korkmaya başladım. Yürüyorum ama tırsıyorum bir yandan. Şimdi yine geçerim, sorun yok tabii, anlık bişeydi o. İnsan psikolojisinin yaşamımıza olan etkileri üzerine verdiğim bu konferansı sıkılmadan dinlediğiniz için teşekkür ederim.

--> O yüzden eğer bir gün bungee-jumping yaparsam -ki yapmayı da istiyorum- yepyeni bir ben doğacağına inanıyorum.

--> Bu ay 30 yazı yazmış olduğum gerçeğiyle yüzleştirmek istiyorum seni. Gecelerimi gündüzüme kattım, neredeyse her güne 1 yazı sığdırdım. Ne cefalar çektim, ne acılar yaşadım. O yazılar hangi hüzünlerin zembereğinden geçti de sana ulaştı bilmiyorsun tabi. Anca oku, eğlen, çık. Bir gün sordun mu hafız karnın tok sırtın pek mi diye.

--> Şaka yapıyorum lan, göbeğimi kaşıya kaşıya yazdım alayını.

--> Şu an kulağımda kulaklık var ve hiç şarkı çalmıyor biliyor musun?

--> Geçen yine arkadaşla oturuyoruz. Ulan tiksindim "bi arkadaş"lı hikaye anlatmaktan be.

--> Yok tiksinmemişim, devam ediyorum. Bir çay bahçesinde oturuyoruz. Etraf insan dolu. Bir ara arkadaş, benim arka masamdaki bir kadını Cate Blanchett'e benzetti. Aktris var ya. "Şey filmindeki haline çok benziyor ya." dedi. Bayaa belli bir zaman hangi filmdeki haline benzediğini bulmaya çalıştı kadının. Ben o arada çay içiyorum, bişeyler düşünüyorum, sağa sola bakıyorum, kuşlar ağaçlar falan, bi dönüyorum "Ulan hangi filmdi ya?" diye düşünen biri. Mesai harcadı, kendini harcadı, beni harcadı orda. Sonunda buldu. Babilmiş meğer. "Rahatladın mı?" dedim, "Şu yan taraftaki adam Al Pacino'nun hangi filmdeki haline benziyo ya?" dedi. Hesabı ödeyip, kalabalığa karıştım.

--> "dadLum" diye bir gerçek varken ben geceleri rahat uyuyamıyorum. Uyuduğum nadir anlarda da yatağımdan sıçrıyorum. Belki de hayatın bilmecesi kendisi ama van hell of a motha'fuckin piis of şit olduğu da bir gerçek.

--> Esen kalırsan gerçekten çok sevinirim.






hem gidenedir bu şiir
hem gelecek olana
o da biraz oyalanıp gider nasılsa
hep haberler başlayacak biliyorum
hangi şarkıyı seçsem şansıma..
şimdi şifa niyetine giriyorum sulara
mavisine değil denizin, sade tuzuna..

yılmaz erdoğan

(bu şiir godsy'e ruh hali için ithaf edilmiş olup acıklıdır ve ağlanmalıdır)

13 yorumsal:

biberli dedi ki...

ya o üst geçitler benim paranoyaklık abidelerim...yükseği de severim halbumsi ancak o geçitlerle yıldızlarımız bi barışamadı...yol ayağımın altından kaydı kayacak gibi geliyor bana ve hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor. o denli takmışım!
sağol, yalnız değilmişim deyip, rahatladım..nasıl bi insansam ben...

"herkes gülerken, o hep ağlardı"

Godsyndrome dedi ki...

bir gün bungee-jumping yaparsam -ki yapmayı da istiyorum- yepyeni bir ben doğacağına inanıyorum. bunu okuyunca korktum açıkçası çünkü aynı inanç bende de var.Biz nasıl bi manyaağız anlamadım zaten şiir için sağolasın hafız gözümsün ;)

bi dost dedi ki...

bi üstteki yorumcuna sorar mısın aramız mı bozukmuş? :/

bi de, yükseklik korkusu çok kötü bişey. mesela ben o üst geçitten bi kere korkmuş olsam bidaha hep korkardım. sen iyiymişsin gene. ama şu ana dek korkmadım hiç bu konuda da ben iyiyim kabul et.

sizin ev nası bi ev ya? evin önünden paraşütçü geçer mi hiç, dalga mı geçiyon sen bizimle? :) ev dediğin dört duvarlı bi beton yığını değildir, kerpiç merpiç farketmeyen herhangi bi yapının paraşütçü görmeyen yerdeki halidir.

bi arkadaşınla beni tanıştırsana, isimlerimiz bile uyumlu hem bence çok iyi anlaşırdık ^_^

kulağımda kulaklık varken bişey dinlemey unuttuğum çok olur benim. sen de unuttuğun için miydi?

görüşürüz dadlum.

Erdo dedi ki...

yalnız bizim evinde sol üst köşesinden paraşütçüler geçiyo. sonra bi gün, eğer dağın sağ alt yamacına bakan kesimde bi evin varsa bunlara alışmalısın dedim kendime. o gün bugündür yadırgamıyorum.

rectoa dedi ki...

biberli; işte burda toplanma amacımızı aslında zaaflarımızla hepimizin bir olduğu gerçeğini gün yüzüne çıkarmak. ulvi bir amaç.

godsy; bi gün el ele atlayıp yapalış şu işi hafız, bakalım sonra geçirdiğimiz değişimlere :)

bidost; bi üstteki yorumcuya kendin sor bakalım. gene naptın da kızdırdın?

kulaklık olayı unuttuğum için değil de şarkı bitmiş idi, ben de üşendim, bu yazıyı yazıyodum bide. biz sanatçılar dış dünyayı unutuyoruz böyle zamanlarda. öhm.

erdo; paraşütçülere alışığım zaten. onlar benim için bi yaşam tarzı.

Adsız dedi ki...

o "kişilenen" heriflerden o kadar çok var ki selçuk ünide,içim bayıldı.

Evren - Sahne dedi ki...

Cidden kargocuların çoğunda var bu tavır. İyi yapmışsın :)

Neyin Pesindesin dedi ki...

Yazarsan ekime yazmazsan sikime kadar Rectoa, ne o go to power?

rectoa dedi ki...

adsoz; "kişilenen" derken? dayılanan mı?

evren; teşekkür ederim :)

neyinpesindesin; üslubumuza dikkat etsek faideli olur.

Daçe dedi ki...

şiirdeki "şifa"yı da "fifa" okumam pekhoş oldu.

rectoa dedi ki...

daçe; fifa niyetiyle girdim suya amin...

uff!! dedi ki...

bizim evin salonundan da raftingciler geçio arada hafız.çayımızı çorbamızı içiolar.muhabbet oluo.güzel oluyo.

Neyin Pesindesin dedi ki...

Afedersin Rectoacım. Daha usturuplu olucam bundan böyle. Bu aralar ağzım bozuk biraz.

Subscribe