
Sandıklar şeffaflaşıyor, mühürler değil artık kaşeler basılıyor. Parmaklar boyanmıyor ama zarfla pusulayla kabinde insanüstü performanslar sergileniyor 21. yüzyılı idrak ettiğimiz şu günlerde.
Oylar veriliyor, sandıktan ayrıldıktan sonra akşam seçim sonuçları heyecanla bekleniyor. Televizyon açıldığında her kanaldan aynı ses çıkıyor;
- Seçim sonuçları yavaş yavaş geliyor ama yasaklar yüzünden paylaşamıyorum.
Bunu söyleyen spikerin suratındaki o çocuksu ifade bile seçim günlerinin sembolü olabilir. Kainatın bütün sırrına o vakıf gibi fakat bize anlatması yasak. İçi içine sığmıyor. Oturduğu koltukta dört dönüyor. "Off çok heyecanlı yaaa" ifadesi gözlerinden okunuyor, utanmasa "Yaa çatlıycam ben açıklıyorum valla yaa." diyecek.
Sonuçlar açıklanıyor, birileri yüzde 50'lere gelip dayanıyor. Birileri kızıyor, birileri seviniyor.
Sonra Balkon Konuşması lafları dönüyor. Önceleri anlamayıp erotik şov mu olacakmış la gibi düşünceler geçiyor beynimden. Sonra beynim beni susturuyor. Balkondan meğer halka sesleniliyormuş.
Bir seçim günü daha bitiyor. Seçim yerini "Nası koduk ama!!"cılarla "Tesettürler Türkiye!"cilerin savaşına bırakıyor. Kutuplaşmanın allahındaki bu iki grup birbirinden tiksiniyor.
"Ötekilere" karşı oy veriyor herkes. Herkes öteki. Herkes öteli.
Kimi sadece şu son 1 senede yenen hakları unutup iki projeye kanıyor, kimi dindar diyor oy veriyor. Kimi çaresizlikten oy veriyor, kimi alternatif bulamıyor. Halbuki benim bildiğim oy, böyle verilmiyor.
Bu arada oy verenler siz-biz kavgası yapmaya devam ediyor. Biri de çıkıp demiyor ki; "Aga bizi bu hale kim getiriyor?"
Sonra birkaç saat öncesine dönüyorum. O spikerin sesi kulaklarımda;
- Seçim sonuçları yavaş yavaş geliyor ama yasaklar yüzünden paylaşamıyorum.
Zaten o spiker paylaştığı için oluyor hep bunlar diyorum, paylaşmasa negzel de kendi halimizde yaşayıp gidiyorduk.
Olur Öyle Arada
8 dakika önce


6 yorumsal:
Referandum zamanı yazmıştım ben de bir şeyler. Paralel yönde. Değmeyecek adamlar için insanlar birbirine karşı hakaretlerde sınır tanımıyorlar. Hep bu klavye delikanlılığı. Hep bi gaza gelme. Yazık..
balkon konuşmasının erotik şov olması konusunda pekde yanılmamışsın, hepimizi nasılda kucakladığından bahsetti sonuçta
rectoacım enfes yazı, duygulara tercüman olmuşsun.. harbiden benim de en çok üzüldüğüm nokta, artık kimin kime oy verdiği değil de, sonuçlar açıklandıktan sonra kutuplaşmanın allahını yaşayan taraflar. "bu ülkeyi terk edicem!"ciler de, "noldu la noldu yine soktuk!"cular da çok itici.. hatta belki benim görüşümden olmayan halihazırdaki sonucun kendisinden daha bile itici..
bu arada başlıkların yazı tipini ne zaman değiştirdin ya, gözümden kaçmadı sanma kareta. (kareta kareta seni.)
eski fontçu'yum ben aga. benim oyum eski fonttan yana. sevgiler :)
ilnevya; karşı karşıya gelindiğinde belki adam gibi tartışacaklar da klavye olunca arada, daha aslan kesiliyorlar demek ki.
whocares; seçim dönemleri de olmasa şefkat göreceğimiz yok zaten.
daçe; hafız çok teşekkür ederim. yazarken elli defa düşündüm lan yazsam mı yazmasam mı deyu da iyi ettim bence.
başlık fontuna gelince bi değişiklik yapmadım ben.valla bak.
aa kimi kandırıyosun kardeşim SENN BANA YALANCI MMI DİYOSUUN?! falan şaka şaka.. şu an cancaazımın pcsinden girdiğim üzre font calibri olmuş ama benim evdeki pcden girdiğimde bannbaşka bişeydi. neyse. selamlar yeniden hafız, şimdi ordan oraya'yı okumaya kaçıyorum, kim bilir belki başka bir yorum meydanında görüşeceğiz..
fakat o gördüğün font güzelse değiştireyim ha. çok sıkıcı şu haliyle zati. haydin tekrar bir bir meydanda görüşmek ümidiynen o zaman hodri meydan.
Yorum Gönder