- Nasılsınızlargiloğullarından?
- Binlerce dansöz olduğu gerçeği varken şu dünyada, savaşların olması çok anlamsız geliyor bana. Düşünsene raksediyorlar falan muhtelif yerlerde. Garip. Sen şu cümleyi okuyana kadar kimbilir kaç göbek atıldı.
- Orta okulda dış kapıda nöbetçiyken bir öğretmeni tanımayıp durdurma girişimim vardır benim. Diğer nöbetçi arkadaşım tanıdı da öyle geçirdim kadını. Sanırsam hayatımdaki tek anarşik-isyankar-postmodernist eylemim budur.
- Reytingin doğru yazılışının rating olduğunu öğrendiğim gün yaşadığım o şok tarif edilemez. Önce bütün vücudum uyuştu, sonra beynim zonklamaya başladı. Daha sonra ise nerden geldiği belli olmayan sesler duyuyordum. Hayal meyal şunları duyuyordum;"Amma büyüttün ibiş!"
- Terlik diye bir şey olmasaydı çok büyük kaos yaşar, çok büyük acılar çekerdik gibime gelir bazen. Sonra gider.
- Ulan yıllardır yüzüstü yatarım, biri de çıkıp demedi ki "Woooav adamım harikasın!!". Şimdi millet yüzüstü yatıyor, adı planking oluyor. Ben yüzüstü yatıyorum, "aman yavrum sırt üstü yatmak daha sağlıklı" oluyor.
- Benim kaderim galiba lan bu. Yıllar evvel kareli gömlekle dolaştığımda çoluğun çocuğun maskarası olduyduk. Lan kareli gömlek mi kaldı, senin o gömlekleri yırtıp atacam falan gibi tacizlere uğruyordum. Ben de bu tacizlerden bıkıp daha tişörtsel bir giyim yoluna girdim, bu sefer de kareli gömlek meşhur oldu hay bin feyşın!
- Sonra aydınlandım işte, demek her şey feyşın değilmiş dedim. Önemli olan insanın içine ne giydiğiymiş dedim. Sonra pantolonu hafif gevşetip içeri baktım, donumu giydiğimi görünce rahat bir nefes aldım.
- Hiç stüdyoda gergin dakikalar yaşamadım. Ama eksikliğini çok hissediyorum ha. İyi hissediyorum eksikliğini. Araştırdım, meğer turlar varmış, "Stüdyoda Gergin Dakikalar - 3 gün 5 gece" Sapıtmışlar artık, geceyi gündüzü karıştırmışlar nasıl gerginlikse o.
- Ben hava durumu sunucusu olsam feci strese girerim lan, verdiğim dereceler doğru çıkacak mı çıkmayacak mı diye. Herkes seni izliyor, ona göre program yapıyor. Güneşli dedin yağmur yağdı misal. Napıcan? Herkes sana küfredecek. O beddualar şimşek olup falan tepene düşecek. Yok hafız, büyük vebal.
- Siklet kelimesi de hep böyle bir sinsi, hep böyle sırt dönülmeyesice.
- Kendineiyibak.
sen birinci hamura basılmış dokuz punto beyaz karaktersin.
alınyazımsın, daha doğrusu alınyazımın tek okunaklı yerisin.
alınyazımsın, daha doğrusu alınyazımın tek okunaklı yerisin.



13 yorumsal:
hafız oo-120'de ne oluyor? son mu? öyle bir izlenim aldım ama..
bitiriyorum hafız. 120den sonra son bir yazı daha yazacağım.
valla terliksiz yaşamazdım ben. yaşayamıyorum da zaten...
son bir yazı ve bitirmek derken?
kapatıyorum dükkanı beenmaya.
yok öle bişi nasıl yani ya başka dükkan var mı peki nereye gideceğiz biz ayıp ama ha ://
bu dükkan açık kalacak ama ben olmayacağım. bu dükkanda işim bitti yani. belki başka dükkan açarım. ama çok çok sonra.
kimse alınmasın üzerine ama senin olmadığın dükkan olur mu be rectoa?
üzüntü ve muz kabuğu :((
valla öyle olması gerekti be beenmaya. yeni dükkanlar açarız, oralarda oynarız artık gel zaman git zaman.
piki madem ne diyim ://
iyi bak kendine arada ses et bari...
sağol beenmaya, dur 2 yazı sonra veda ediciim. o zaman vedalaşırız.
ayıp ediyorsun rectoa reyis!
Sonuçta hayatta hepimiz ekmeğimizin peşindeyiz. Rectoa son yazıda açıklayacaktı ama beraber nalbur açmaya karar verdik. Bir gün otururken rectoa gözlerini kısarak bana baktı ve "dübel" dedi. May gad o kelimenin tınısı, o büyü..derken işte parayı ayarladık dükkanı tuttuk falan. Bundan sonra hayatımızda 10 luk beton çivisi, efendime söyliyim bali,su terazisi gibi kavramlar olacak.
küfkedisi; maalesef ediyorum küfkedisi başgan.
korhan; planlarımı açıklamayı son yazıya bırakmıştım ama erken davranmışsın. evet artık her şey açıklığa kavuşsun. o dübel kokusunu hissetmek ona dokunmak istiyorum. mutlu yarınlara yelken açmak istiyorum.
Yorum Gönder