Her şey daha farklı olabilirdi
- Selam zehirli elmayı yedirdikten sonra öperek uyandırdıklarım!
- Düşünsene Reha Muhtar, yunan olsaydı ne acayip olurdu. Hiç öyle aklıma geldi durup dururken.
- Öğrencilerin
dersbaşı yapması da ilginç ha. Dersbaşı ne la, işbaşı gibi. Öğrenciler
tuğla taşıyo, duvar örüyolar falan. Okul değil de şantiyeden bahsediyo
sanki bana.
- "Aha bomba geliyo" dedikten sonra osuran insanlar var. Bu konu hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum.
- Sokakta
arkadaşınla yürüyorsun. Biraz sonra arkadaşın bir tanıdığıyla
karşılaştı ve konuşmaya başladılar ayak üstü. Seni de tanıştırmadı öküz.
Muhabbete de komple yabancısın. Öyle kaldın mal gibi. Niye kendini
böyle hallere sokturuyosun arkadaş. Bas git yoluna ya. Öyle ibiş gibi
beklemek daha mı iyi. Yapma bunu kendine gözünü seveyim. Tamam sil
gözyaşlarını, şşş tamam geçti.
- Bazı dükkan sahipleri sanki müşterilere kini varmış gibi
davranıyor. İçeri girince sallamamalar, yarım ağız cevap vermeler. Sanki
bişeylerin öcünü alır gibiler. Çok gizemliler. Gizemlerini yiyim.
- Olm youtube'da adam "hadise osuruk" diye arama yapmış, ben bu interneti kırmıyım da napiyim.
- Bi ara da elektrik arıza diye jandarmayı aramıştık. Adamlar tabi
napsın, topuyla tüfeğiyle olay mahalline mi gelsin. Kaldı ki ortada olay
yok, elektrik kesilmiş sadece. Boşuna heyecan yarattık askerde. Ya da
yaratmadık bilemiyorum.
- Bir zamanlar yanlışlıkla arayan öküz insan çok olurdu. Hani "Yanlış numara" dedikten sonra çat diye kapatanlar. Artık daha kibarlar, hayat onlarla artık daha pamuksu.
- O değil de harbiden bloglar bitmiş olm. Giren çıkan yok resmen lan. Tivitır herkeslerin ruhunu satın almış. Ama ben iki işi birden yürütmeye çalışacağım. Ha baktın bir gün blogu
bırakmışım, tivitıra sarmışım iyice, bul beni, gel suratıma tükür. O kadar açık konuşuyorum. Allahım sen mahçup etme. Al bu da tivitır: https://twitter.com/#!/rec_toa
- Bide işte dün günlük güneşlikken bugün fırtına çıkması beni üzen noktalardan biri. Sabah perdeyi bir çektim, 7-8 yaşlarında bir çocuk pencereye kadar gelmiş uça uça. Abi çok rüzgarlı, çıkma hiç dışarı dedi. Dedim anlaşılıyo zaten o merak etme.
- No comment lafı da artistik bişey olmuş çıkmış. Fakat ağızlarda aynı
artistlik seviyesinde durmuyor. "No gomınt" diyor adam. O gomınt dedikçe
benim sol yanıma adeta bir hançer saplanıyor, o gomınt dedikçe bana bir
şeyler oluyor.
- Geçen yaz mıydı neydi arkadaşlar denize gidelim dediler apar topar.
Benim de yanımda yüzmekle alakalı araç gereçlerim yok, zaten hiç yüzme
havamda da değilim, yüzmeyeceğim yani. Neyse gittik bir yere. Üst baş
değiştirilen bir yer vardı, arkadaşlar oraya eşyalarını da
bırakacaklardı. Ben onları bekliyorum. Oranın sahibiyle de muhabbet
falan derken laf sen niye yüzmüyorsun'a geldi. Ben pek sevmem zaten
falan deyip başımdan savmaya çalışıyorum. Yüz yav, yararlı mararlı diye
diye kafamla cinsel ilişkiye girdi. Öyle çok ısrar etti ki iş inada
bindi artık. İstemediğimden falan değil resmen adama inat diye
yüzmüyorum lan bildiğin. "Eh çok ısrar ettin hadi madem" deyip soyunmamı
mı bekliyo nedir. Son cümle biraz garip oldu evet.
- "Panpişten bol frikikli oryantal" diye haber başlığı gördü bu gözler. O
zamandan beri gözlerim acıyo, kapalı tutuyorum. Ha diyeceksin gözler
kapalı bunları nasıl yazıyorsun. Gönül gözümü açık bıraktım.
- Görüşürüz kırmızı başlığı giydirip babaannesine yatıya yolladıklarım!
''ellerimi açsam yalnız sana
ağlasam çocuk gibi,
eskileri anlatsam
derviş gibi, abdal gibi, tapar gibi..
paramparça...''